• Projeler
    • Kültür
    • Ticari
    • Konut
    • Dini
    • Eğitim
    • Renovasyon
  • Hakkımızda
  • Blog
Nun Architecture Design
  • Projeler
    • Kültür
    • Ticari
    • Konut
    • Dini
    • Eğitim
    • Renovasyon
  • Hakkımızda
  • Blog

The Red Room

Aya İrini Kilisesi’nin avlusunda yer alan the Red Room, 13-16 Mayıs tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleşen, uluslararası bir çok katılımcının da yer aldığı Global Design Forum İstanbul etkinliğinin ana mekanı olarak tasarlandı. Foruma ev sahipliği yapan mekan düzenlemesi, bu müdahaleyi başlı başına bir enstalasyon olarak ele alır.

Topkapı Sarayı yerleşkesinin içinde yer alan Aya İrini Kilisesi, dünyada avlu kilisesi tipolojisinin günümüze kadar ulaşan az sayıdaki örneklerinden biridir. Bugünkü haliyle 7. yüzyıldan bu yana ayakta duran Aya İrini Avlusu, anıtsal duvarlarla çevrili olmasına rağmen gökyüzüne açılan bir eşik mekân olarak varlığını sürdürmüştür. Bu yerleştirme, yaklaşık on beş asırlık bir tarihi geçici ve güçlü bir mekânsal deneyime dönüştürür.

Katmanlar halinde yerleştirilen kırmızı tül yüzeylerden oluşan yapı, sütunlu avlunun içinde ışıkla dolu yeni bir oda yaratırken, düşsel bir iç mekânın yumuşaklığını ve kırılganlığını çağrıştırır. Tek renkli kırmızı paleti, İstanbul’un mimari mirasından ilham alır, geleneksel konaklarda ve tarihî ahşap konutlarda görülen “aşı boyası” mirasına göndermede bulunur.

Bu çağdaş müdahale, Aya İrini’nin yüzyıllara meydan okuyan taş dokusu ile kentin daha yakın dönem konut kültürü arasında bir diyalog kurar. Gün ışığı yarı geçirgen yüzeylerden süzülerek mekânı ve ziyaretçileri yoğun kırmızı tonlarla sarar, böylece algıyı ve atmosferi dönüştüren etkileyici bir deneyim yaratır. Ortaya çıkan kızıl parıltı, yerleştirmenin sınırlarını aşarak girişten itibaren hissedilir ve ziyaretçileri içeriye doğru yönlendirir.

The Red Room, Aya İrini’yi yalnızca gözlemlenen bir anıt olmaktan çıkarıp, ışığın, rengin, hafızanın ve tarihin kesiştiği yaşayan bir duyusal mekâna dönüştürür. Geçici olmasına rağmen güçlü bir mekân üretimi eylemi olarak, ziyaretçilere geçmiş ile bugün arasında yeni bir deneyim alanı sunar. 

İzleyiciyi yarı geçirgen kırmızı bir hacmin içine alan yerleştirmenin, edilgen bir arka plan olmanın ötesine geçerek ev sahipliği yaptığı tasarım konuşmalarının atmosferini aktif biçimde şekillendirdiğini söyleyebilirim. İstanbul’un kolektif hafızasındaki aşı boyası kırmızı ile Aya İrini’nin 7. asırdan beri ayakta duran anıtsal mimarisi arasında oluşturduğu gerilim, çağdaş bir diyalog başlatmayı hedefliyor.

Celâleddin Çelik

 

Artistic Direction: People Places Ideas

Photos: Mark Cocksedge

Videos: Soniqueworks

 

diagram
photo
© Copyright 2026  |  Nun Architecture Design

  • Phone
  • Email
  • Instagram
  • Twitter